• Ana Sayfa
  • .pdf
  • Linkler
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 
 

Yarın Son Gündür (1971)

21 Jan2015
 

Yönetmen: Yılmaz Güney
Senaryo: Yılmaz Güney
IMDb


Filmin Özeti

Gangster Kara Çocuk (Yılmaz Güney) hapisten çıktıktan sonra kanun dışı işleri bırakma kararı alır. Günlerini, yanından hiç ayrılmadığı sevgilisi Mavi Çocuk (Fatma Girik) ile geçirmeye başlar. Eski hayatına geri dönmeyi kesinlikle düşünmemektedir.

Yer altı dünyasının diğer isimlerinden Aslan Avcısı Yakup (Feridun Çölgeçen) ve Kemikkıran Rıza (Bilal İnci), Kara Çocuk’un bu kararından habersizdir. Dolayısıyla, onun yeniden aynı işlere dönerek kendileri için tehlike oluşturmasından çekinirler. Bu nedenle, onu yanlarına davet edip ağzını ararlar ve bu şekilde yakın gelecekte neler yapmak istediğini öğrenmeye çalışırlar. Kara Çocuk’un verdiği cevaplar onları tatmin etmez. Bunun üzerine, onu öldürmeye karar verir ve evine baskın düzenlerler.

Yarın Son Gündür (1971)

Kara Çocuk, evine giren adamlardan ikisini öldürür. Gerçi olay bir nefsi müdafaadan ibarettir. Ama Kara Çocuk yine de bir kez daha hapse girme ihtimalini göze alamaz ve Mavi Çocuk ile birlikte kaçar. Her ne kadar istemese de, yeniden bir kanun kaçağı oluvermiştir.

Kara Çocuk ile Mavi Çocuk, bir soygun gerçekleştirmek üzere varlıklı bir ailenin evine girerler. Ancak tavırları alışıldık soyguncularınkinden epey farklıdır. İlk olarak, evdekilere silah doğrultup bilgi yarışması yapmak istediklerini söylerler ve sorular sormaya başlarlar. Bu sorular, aile fertlerinin hayatın gerçeklerinden ne kadar uzak olduklarını, ekmeğin fiyatını dahi bilmediklerini ve hatta birbirlerini de aslında pek sevmediklerini ortaya çıkarır.

İkili, bu bilgi yarışmasının nihayetinde 17.500 lira “kazanır”. Ancak tam bu parayı talep etmektedirler ki, ailenin yardımcılığını yapan Zülfikar (Erol Taş), kendi hayatını tehlikeye atarak aileyi kurtarmaya çalışır. Bu beklenmedik gelişme üzerine, Kara Çocuk hızlı davranarak Zülfikar’ı etkisiz hale getirir. Ardından da, parayı tahsil etme konusunda bir tahminde bulunur: Cazip Bey’i (Nihat Ziyalan) rehin alırsa karısı, karısını (Gökben) rehin alırsa da Cazip Bey parayı vermeyecektir. Her ne kadar ilgili miktar aile için büyük bir para sayılmazsa da, Kara Çocuk’un tahmini bu yöndedir. Bu nedenle, Cazip Bey’i ya da karısını değil, ailenin yardımcısı Zülfikar’ı rehin alarak yanında götürür. Ne var ki, aile, kendileri için hayatını tehlikeye atan ve karısıyla birlikte hizmetlerinde bulunan Zülfikar’ı kurtarmak için bu parayı ödemeye yanaşmaz ve onun başına geleceklerle ilgilenmez.

Bütün bunlar yaşanırken, ikilinin işleri de giderek zorlaşır. Cinayetin ardından suçlarına, soygun teşebbüsü ve rehin alma da eklendiğinden, polis onları yakalama konusunda artık daha da gayretlidir. Dahası, Mavi Çocuk hamile olduğunu öğrenir ve çocuğunu düşünerek Kara Çocuk’tan teslim olmasını ister. Kara Çocuk buna yanaşmayınca da, kavga eder ve ayrılırlar.

Bunun üzerine, Mavi Çocuk, en yakın arkadaşları Komiser Süleyman’ın (Süleyman Turan) evine gider. Süleyman, Mavi Çocuk’u, Kara Çocuk’un yerini söylemeye ikna eder. Bir buluşma ayarlanacak, Kara Çocuk kendisine bir zarar verilmeden tutuklanacak ve neticede muhtemelen çok büyük bir ceza almadan kurtulacaktır.

Buluşma ayarlanır. Ne var ki, bir yanlış anlaşılma ve karışıklık sonucunda polisler Kara Çocuk’u öldürürler.

Filmden dikkat çekici bazı öğeler

1. Kara Çocuk-Mavi Çocuk

Filmin özellikle başlarında Yılmaz Güney ve Fatma Girik birbirlerine sürekli “Kara Çocuk” ve “Mavi Çocuk” diye hitap ediyorlar – ki hem yapmacık hem de bıktırıcı. Sonra buna bir de “Sülüman Çocuk” ekleniyor.

2. Burjuva sınıfı

Burjuva sınıfı, ekmeğin ya da zeytinin fiyatını bilmiyorlar. Kara Çocuk’un Cazip Bey ve karısı ekmeğin fiyatını sormadan önce evde çalışan kadını “Sen karışma” diye uyarması, bu sınıf faktörünü vurguluyor. Müteakip sorulardan birinde, Cazip Bey ve karısı Midyat’ın hangi ilimize bağlı olduğunu da bilemiyor. Hatta, Cazip Bey, “İlk defa sizden duyuyorum” diyerek Midyat’ın daha önce adını dahi duymadığını ifade ediyor. (dakika: 44:16-45:27)

Burjuva ailenin bir diğer özelliği ise, evde kimin sözünün geçtiği üzerinde anlaşamıyor olmaları. Kara Çocuk, “Bu evde kimin sözü geçer?” diye sorduğunda, Cazip Bey, “Tabii benim” diye cevap verir. Ancak karısı aynı fikirde değildir. Bunun üzerine tartışmaya ve birbirlerine hakaret etmeye başlarlar. Tansiyon yükselir. Birbirlerini tokatlamaya başladıklarında, Mavi Çocuk, “Ulan bu ne biçim erkek be!.. Karı neredeyse dövecek..” diyerek hayretini ifade eder. Bu burjuva erkeği, gerçekten de karısını dövmeyi dahi bilmiyor gibidir! (dakika: 45:30-46:46)

3. Sermaye düşmanlığı

Hem cani hem de güvenilmez bir adam olan Aslan Avcısı Yakup, şimdi de tüccar olmuştur. İthalat ve ihracatla uğraşmaktadır. (dakika 20:30-21:30)

Feridun Çölgeçen’in canlandırdığı Aslan Avcısı Yakup’un, Yeşilçam’ın alışıldık kötü adamlarına nazaran daha enteresan bir karakter olması ayrıca dikkate değer.

4. Erol Taş

Zülfikar adlı karakter, Erol Taş’ın kariyeri boyunca canlandırdığı nadir iyi karakterlerden biri.

Paylaş:
« Önceki Yazı: Çirkin ve Cesur (1971)
Sonraki Yazı: Ala Geyik (1958) »
0

Okuyucu Yorumları

 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.