• Ana Sayfa
  • .pdf
  • Linkler
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 
 

Yeni Aktüel, Tempo ve Anormal Gazetecilik

19 Aug2005
 

Yeni AktüelAktüel dergisi isminin başına Yeni kelimesini de ekleyerek genel anlamda bir yeniden yapılanma içerisine girdi. Ancak Tempo dergisi adına yeni olan pek bir şeyden söz etmek mümkün değil. Bu haftaki sayıları karşılaştırıldığında, iki derginin artık boyutları dışında pek benzer bir yanlarının kalmadığı açıkça görülüyor.

Kapaklardan başlayalım… Her iki derginin de kapağında dört haber ön plana çıkarılmış.

Tempo‘nun kapağı:

1- Rus mafyası Antalya’da Türk turizimini ele geçiriyor. Rus kızları Lara-Örnekköy’de seks kölesi oldu.
2- Cinsel Büyüler. İktidar macunu, mutluluk reçeteleri.
3- İsmail Ağa cemaati dul kadını eve hapsediyor. İstanbul’da Taliban yasağı.
4- Cem Tanrıyar: Petek beni ezdi

Yeni Aktüel‘in kapağı:

1- Çarşamba İslam Cemaati. İlk kez kendi ağızlarından, gizli kamera kullanmadan.
2- 92 ünlüye göre Türkçe’nin en güzel kelimesi. Filmdeki soru.
3- Pinochet’in gizli banka hesabı bulundu. 17 milyon dolar.
4- Çocuklara müjde. Aşıda ve iğnede ‘cıs’ korkusu bitti.

Dergilerin en büyük reklamları aslında kapakları. Bir dergi kapağı ile içeriğini yansıtır ve kendisini hedeflediği okuyucu kitlesine sunar. Ve aslında bir anlamda kendisini tanımlar. Tempo ve Yeni Aktüel dergilerinin kapakları da içeriklerini yansıtıyor. Yukarıdaki tablodan da anlaşıldığı gibi, Tempo, magazin dergilerine olan yakınlığını korumaya devam ederken, Yeni Aktüel artık bir haber dergisi olarak çıkıyor karşımıza. Gerek seçilen konular, gerekse haberlerin sunuluş tarzı, bu farklılığı dışavuruyor. Tempo dergisi “Petek beni ezdi”, “Cinsel büyüler”, “Rus kızları seks kölesi oldu” gibi haberleri kapağına taşımayı uygun görürken, Yeni Aktüel daha ciddi bir yol izlemeyi tercih etmiş.

Her iki derginin de bu hafta aynı konuyu ele alış şekillerindeki farklılık, aslında Tempo ve Yeni Aktüel‘in habercilik anlayışları arasındaki uçurumu çok belirgin bir şekilde gözler önüne seriyor. Yeni Aktüel, Çarşamba ve İsmail Ağa cemaati konusunu Yasak Bölgeler Dosyası başlıklı bir yazı dizisi çerçevesinde ele alıyor. Çarşamba, Gazi Mahallesi, Küçük Armutlu ve Hacıhüsrev semtleri mercek altına alacak olan dizinin ilk bölümünde, bu hafta yayınlanan Çarşamba dosyası var.

Yeni Aktüel‘in editörü Alper Görmüş, “Biz bu hafta Çarşamba’da ‘normal’ gazeteciler gibi çalışmaya karar verdik; yani soru sorduk, cevap aldık. Sonuçta şimdiye kadar size anlatılan Çarşamba resminden bambaşka bir resim çıktı ortaya” diyor yazısında. Bu ifadeler, bir anlamda, (eski Aktüel de dahil olmak üzere) Türk basınında yapılanın ‘anormal gazetecilik’ olduğunu ima ediyor. Sayın Görmüş’ün konu ile ilgili sözleri şöyle:

“Gazeteciler uzun zamandır gitmiyor Çarşamba’ya. Bilmiyorum, belki “kullanım değeri” azalmıştır. Benim en son hatırladığım, Milliyet gazetesinin birinci sayfasının göbeğine yerleştirilmiş bir fotoğraftı. Fotoğrafta, bir otobüs durağında bekleyen “tipik Çarşamba’lı” üç-dört kişi duruyor, altında da “İstanbul’dan İran manzaraları” türünden bir bir başlık bulunuyordu. Haberin devamında fotoğrafın daha küçük bir tekrarı vardı, fakat orada, “tipik Çarşamba’lıların” yanında biri blucinli, öbürü kısa etekli iki kız bulunuyordu. Milliyet’teki meslektaşlarımız birinci sayfada gerekli kadraj çalışmasını yapmışlar, fakat içerideki fotoğraf üzerinde “çalışmayı” unutmuşlardı!

“Biz bu “tarz” gazeteciliği yalnız mesleğin temel prensiplerine aykırı olduğu için değil, yaratılmış korkular üzerine kurulan otoriter rejimlerin aleti olmayı reddettiğimiz için de benimsemiyoruz.”

Yasak bölgeler dosyasının Fatih Çarşamba’yı konu alan (reklamlar hariç resimler dahil) 18 sayfalık ilk bölümü, Görmüş’ün sözlerini teyit eder mahiyette. Yazıyı okuduğunuzda, başlangıçta semt sakinlerinin tepkisine maruz kalan Yeni Aktüel ekibinin, bölge halkının güvenini kazanabilmek için ciddi bir çaba sarf ettiğini seziyorsunuz. Yeni Aktüel ekibi, günler sürdüğü anlaşılan bir uğraşıdan sonra semt halkının ve cemaatin uğrak yerlerine, tanınmış simalarına ve etkin kişilerine ulaşmayı başarmış. Konunun bu yönünün reklamı yapılmasa da, İstanbul’un son şehir efsanesi de bu diziyle aydınlanmış. Yeni Aktüel ekibi, Etiler ve Nişantaşı barlarına uğrayıp oradaki insanlara tebliğde bulunan kişilere dahi bu araştırma vesilesiyle ulaşmış. Çekilen fotoğraflar ve yapılan röportajlarla zenginleştirilen yazıyı okuduğunuzda, karşınıza – Yeni Aktüel editörünün de belirttiği gibi – bugüne kadar yazılanlardan çok uzak, farklı kimliklerin bir arada yaşayabildiği, ilginç ve gizemli bir Çarşamba çıkıyor.

Tempo dergisi’nin 4 sayfalık Çarşamba yazısı ise, Yeni Aktüel dergisi editörü Görmüş’ün ima ettiği normal olmayan gazeteciliğe bire bir örnek teşkil ediyor. Konu, Tempo‘nun kapağından duyurulsa da, söz konusu yazı bir kapak çalışması değil. Bu nedenle, habere sadece dört sayfa ayrılmış olmasını eleştirmiyorum. Ancak haber pek çok yönüyle “anormal”.

Haberin başlığı, “İstanbul’da kadına Taliban yasağı”. Tempo dergisine göre, “İsmail Ağa cemaati, kocası ölen kadınlara üç ay evden çıkma yasağı koyuyor”. Haberin kaynağı belirtilmiyor. Ancak Bayrampaşa’da yaşamakta olan ve cemaate mensup olduğu iddia edilen M.O. adlı bir kadından söz ediliyor. Haberde, bu yasağı “M.O.’nun ağzından dinledik” deniliyor. Ancak bir sonraki cümle bu ifadeyi tekzip ederek, M.O.’nun inancı gereği yabancılarla yüz yüze gelmemeye özen gösteriyor olması nedeniyle kendisiyle “aracılar vasıtasıyla” konuşulduğu bilgisini veriyor. (Dergi, bu aracıların kim olduklarını da belirtmiyor.)

Yani, Yeni Aktüel‘in Çarşamba haberinde, semtte kendileriyle görüşülen ve röportajlar yapılan kişilerin isimleri, fotoğrafları ve tırnak içinde aktarılan sözleri var. Tempo‘da ise, M.O. isimli bir meçhul insandan bahsedildiğini ve çarşaflı insanların arkalarından çekilmiş olan iki fotoğrafına yer verildiğini görüyoruz. Tempo dergisi çalışanları, Yeni Aktüel‘in kapağındaki “İlk kez kendi ağızlarından, gizli kamera kullanmadan” ifadesini görünce çok şaşırmış olmalılar!

Haberde yanlış bilgiler de yok değil… Örneğin Cübbeli Ahmet Hoca isimli kişinin cemaatin liderliğini yaptığı söyleniyor. Bir sonraki paragrafta da Mahmut Ustaosmanoğlu’nun İsmail Ağa cemaatinin kurucusu olduğuna yer verilmiş. Halbuki cemaati arasında Mahmut Efendi olarak anılan Mahmut Ustaosmanoğlu halen hayatta ve Cübbeli Ahmet Hoca cemaatin lideri değil. Zaten Yeni Aktüel‘in haberinde Mahmut Efendi’nin akrabası olan İsmail Ağa Camii Vakfı yönetim kurulu üyelerinden Hüsnü Kılıç’la yapılan röportajda bu konuya da değinilmiş. Felsefe doktoru olan Kılıç, Cübbeli Ahmet Hoca’nın cemaati temsil gibi bir hüviyeti olmadığını dahi belirtiyor. Yani, Tempo dergisi, hakkında haber yaptığı bir cemaatin liderinin adını bile yanlış veriyor.

Bütün bunlardan sonra söylemeye gerek var mı emin değilim, ama Yeni Aktüel‘in ardından değişmiş olabileceği düşüncesiyle göz atmak istediğim Tempo‘yu bir daha uzun bir süre almayı düşünmüyorum.

Yine de, ortada bir hata varsa bana ait. Kendilerine “Yeni Tempo” dememişler ki, yayıncılık anlayışlarında bir değişiklik ve yenilik beklemek gereksin! Nasıl olsa halk bunu “yiyor”, o zaman “anormal” gazeteciliğe devam!

Paylaş:
2

Okuyucu Yorumları

 

selman says:

5 November 2005 at 6:28 PM

Yeni Aktüeli dürüst gazeteciliğinden dolayı kutlarım…
Haber yaptığı konuları beğeniyorum gerkli konuları haber yapıyo bazı dergiler gibi gereksiz türkiye için hiçbir önem teşkil etmeyen kişiler yeni aktüelin sayfalarını işgal etmiyor..
Sizi kutluyoruz lütfen bu çizginizi bozmayın..

 
 

halil says:

7 November 2005 at 6:44 PM

sizi tebrik ediyorum cemaatimizi en güzel şekilde anlattığınız için. hiçbir dergi böyle anlatmadı hep kötülediler.
Allah çalışmalarınızı daim kılsın.

 
 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.