• Ana Sayfa
  • .pdf
  • Linkler
  • İletişim
  • RSS
  •                      

Derin Sular

Fotoğraf Detayları
banner
 
 

Yeni Bir Yazı Dizisi?

3 Nov2016
 

2014

Takriben iki buçuk yıl önce, Hz. Muhammed’in ölümü ile Emevi saltanatının konsolide oluşu arasındaki 62 yıllık dönemin (632-694) tarihini 17 yazılık bir dizide özetlemistim. Dizi, pek çok insan için gayet şaşırtıcı ve merak uyandırıcı olmuştu. Dizinin sona ermesinin ardından bana ulaşan insanlar hep aynı soruyu sormuşlardı: Acaba 632 öncesini de yazmayı düşünüyor muydum?

Bu gibi dizilerin ardından genellikle sequel talebi gelir. Ama ortada 611-632 gibi belirleyici bir dönem olunca, herkes doğal olarak prequel istedi. Ancak ben 632 öncesine dönmeyi düşünmedim. Açıkçası, hem başıma iş almak istemedim, hem de içimden gelmedi. Ayrıca, sevgisinde de nefretinde de ölçülü olamayan ve kendisini çetin bir kavga içinde gören insanlara bir şeyler anlatabilmek ne kadar mümkün olabilirdi, emin olamadım. Halid bin Velid’in (hem de ilgili konulara biraz vakıf olan herkesçe zaten bilinen) bir iki falsosunu dahi kaldıramayan insanlar, Hz. Muhammed’in 21. yuzyıldan bakıldığında hiçbir makul çerçeveye sığmayacak eylemlerini olgun bir şekilde okuyup değerlendirir miydiler? İnsanların böyle bir diziyi inançlarına ve/veya inançsızlıklarına mesafe alarak okuyabileceklerine pek ihtimal vermedim ve zaman içinde konuyu unuttum.

2009

Doktora yıllarımda ara sıra sohbet ettiğim dünya iyisi bir arkadaşım vardı. İran’da doğup büyümüştü. Ancak oradaki Bahai azınlığa mensuptu. Dolayısıyla, molla rejiminin ayrimcılıklarından bezen pek cok dindaşı gibi o da çareyi göçüp gitmekte bulmuştu. Önce Türkiye, ardından da Kanada…

İşte bu arkadaşım bir gün bir derste yorum yaparken, “Din ile siyasetin bir araya gelmesinin bir ülkeye neler yapabileceğini bizzat gördüm ben” demişti. O gün onun bu sözlerinden etkilenmiştim. Zira acılı olduğu ve acısını hissederek konuştuğu belliydi.

2016

15 Temmuz ve sonrasında zaman zaman arkadaşımın bu sözlerini hatırladım – ve onu o gün aslında yeterince anlayamadığımı fark ettim. Yedinci yüzyıl mevzuu da bu vesileyle yeniden aklıma geldi. Mecid Mecidi‘nin filminin Türkiye’de gösterime girmesinin ardından yapılan yorumlar hayalkırıklığımı daha da derinleştirdi. “Olmadı bir daha Türkiye’ye gitmem” deyip yazmaya karar verdim.

Yaz aylarına kadar epey yoğun olacağım. Ama yine ara sıra yazmaya çalışacağım. Öncekinin aksine, kronolojik bir dizi olmayacak. İlk yazıyı bu hafta sonu yazmayı düşünüyorum. Ama ikincisi ne zaman gelir henüz ben de bilmiyorum.

Paylaş:
« Önceki Yazı: Seyyit Han (1968)
3

Okuyucu Yorumları

 

Ali says:

3 November 2016 at 2:22 PM

Bu cesaretinizden dolayı size saygı duyuyorum. Merakla bekliyor olacağım.

 
 

Batuhan Altinsoy says:

4 November 2016 at 12:25 AM

merakla bekliyoruz

 
 

Berk says:

4 November 2016 at 11:39 PM

Nispeten uzun bir zaman sonra yeniden yazmaya başlamanız sevindirici. Acaba yazılarınızı twitter adresinizden de paylaşacak mısınız?

 
 

Yorum Ekle:

Wordpress hesabınız var mı? Yorum yapmak için Log in yapın.

 
 
 

 

Yorumunuzu göndermeden önce lütfen yorum kurallarını hatırlayın.